784

PEYGAMBERE KULLUK ETMEK

İnsanlık tarihinde en hızlı bozulan değer, tevhit inancıdır.[1] Bunun da sebebi, tevhit inancının tüm şeytanların yolunu kesen bir fren oluşudur. Tevhit inancı, insanı insana kul olmaktan çıkaran bir ilkedir. İlke, son derece açık ve basittir. Allah’tan başka ilah yoktur. Yani hiçbir dini, siyasi, askeri lider, para ve güç babaları insanın efendisi olamaz. İnsan, dünyaya özgür gelmiştir. Varlığı için sadece kendisini yaratan Allah’a minnettardır.

Allah’ın insanlar içinden seçip görevlendirdiği bütün peygamberler, tevhit ilkesini inşa etmekle mesul tutulmuştur. Bu şerefli elçiler, bütün putları karşılarına alarak,[2] içinde yaşadıkları toplumla mücadele etmişlerdir. Bu uğurda mal harcamışlar, hicret etmişler, ailelerinin bazı fertleriyle ters düşmüşlerdir. Hatta onlardan birçoğu fanatik müşrikler tarafından öldürülmüştür.

Fakat ne gariptir ki, şirki yıkıp tevhidi ikame etmek için canlarını ortaya koyan peygamberlerden bazıları, ölümlerinin akabinde kendine inanan ümmetleri tarafından ilah makamına çıkarılmışlardır. Bu duruma en yakın örnek Meryem oğlu İsa’dır. Vefatının üzerinden çok fazla zaman geçmeden bazı takipçileri tarafından Allah’ın oğlu ilan edilerek iftiraya uğramıştır. Kur’an bu durumu şöyle anlatmaktadır. ‘İşte o zaman Allah; “Ey Meryem oğlu Îsâ! Beni ve anamı, Allah’tan başka iki tanrı edinin dedin mi?” diye sorduğu zaman Îsa şöyle cevap verecek: “Hâşâ! Seni tenzih ederim, hakkım olmayan şeyi söylemek bana yakışmaz. Bunu söylemiş olsaydım sen muhakkak bilirdin! Sen benim içimdeki her şeyi bilirsin, halbuki ben senin zâtında olanı bilmem. Gizlilikleri eksiksiz bilen yalnızca sensin!” (Mâide, 5/116)

Kendilerine Hristiyan diyen müşriklerin, İsa peygambere ve annesine attıkları iftiranın bir benzerini, günümüzde peygamber Muhammed’e atan adları Müslüman davranışları müşrik şahıslar peyda olmaktadır. Bu müşriklerden bazıları, peygamberimiz hakkındaki sapkın düşüncelerini izhar etmezken bazıları milyonların izlediği televizyon kanallarında sapkın görüşlerini ortaya koymaktan çekinmemektedirler.

Bunlardan birisi, peygambere kulluk yapmadan Allah’a kulluk yapılmayacağını milyonlarca Müslümanın gözüne bakarak söyleyebilmektedir. Kendi sapkın düşüncesine göre yorumladığı bir ayeti de suiistimal etmektedir. Kur’an-ı Kerim’deki intak sanatından bihaber olan bu şahıs, ‘De ki, Ey nefislerinde aşırı giden kullarım, Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin’ (Zümer, 39/53) ayetinden yola çıkarak Müslümanların Allah’tan önce peygambere kulluk yapmaları gerektiğini iddia etmektedir. Bu şahsın, Allah ve peygamberine yaptığı iftiraya kimse de ses çıkarmamaktadır.

Bu şahsın ortaya attığı iddiayı Kur’an-ı Kerim’den bir delille inkâr edelim. Allah, bizi sapkın müşriklerin ve şeytanların şerrinden muhafaza buyursun. ‘Allah’ın kendisine kitap, hikmet ve peygamberlik verdiği bir kimsenin, insanlara “Allah’ı bırakıp bana kul olun!” demesi mümkün değildir. Aksine “İlâhî kelâmın bilgisini öğreterek ve onu derinlemesine inceleyerek Allah adamları olun” der. (Âl-i İmran, 3/79)

[1] ‘Onların da çoğu, ortak koşmadan ALLAH’a inanmaz.’ Yusuf, 12/106

[2] ‘“Bütün tanrıları tek bir tanrı mı yaptı? Şüphesiz bu şaşılacak bir şeydir.” Sâ’d, 38/5

Muhlis Sami



İnsanlık tarihinde en hızlı bozulan değer, tevhit inancıdır.[1] Bunun da sebebi, tevhit inancının tüm şeytanların yolunu kesen bir fren oluşudur.

İçerik Yorumları (1)

  1. avatar

    PEYGAMBERE KULLUK ETMEK başlıklı bu makaleye ilk yorumu siz yazmak isterseniz lütfen aşağıdaki yorum alanına; adınızı, soyadınızı, verdiğiniz puanı ve makale hakkında düşündüklerinizi yazarak yorumu kaydet butonuna tıklayın. Yazdığınız yorum, editörlerimiz tarafından kontrol edilip onaylandıktan sonra içerik altında yayına verilecektir...

Sizde Yorum Ekleyin

    Aynı Kategorideki Diğer İçerikler

  1. ÖLÜLERE TELKİN VERMEK

    Peygamberin ölümünden sonra İslam dininde başlayan tahrif ve tahribatlar her geçen asırda katlanarak büyümüştür. Bu süreçte İslam, vahiyden uzaklaşarak kültüre evrilmiştir. Vahyin kaynağı Kur’an, bir efsun kitabı olarak kutsanıp duvarlara asılmış, siyasi, sosyal ve ekonomik hayat ise gelişigüzel oluşan kültürel değerlere göre şekillendirilmiştir.İslam dünyasının muhtelif bölgelerinde yaşanılan İslam, genel olarak Kur’an merkezli değil, kültür merkezlidir. Kur’an’ın kesinlikle yanlış dediği konular bile kültür, âdet, gelenek ve teamü...

    Devamını Oku


    REZAİL-İ AHMEDİYYE

    Manevi hatırası olan şeylerin piyasa malı haline getirilmesi, müşrik ve sapkın toplumların en fazla müptela oldukları hastalıkların başında gelir. Bu tür toplumlarda milli ve dini kutsalların (putların) haddi hesabı yoktur. İnsanlar, zamanla üretilen bu kutsalların esiri olurlar. Öyle bir zaman gelir ki toplum, kendi ürettiği kutsallar tarafından tüketilir fakat onların haberi bile olmaz.Tarihin her döneminde gönderilen peygamberler, bu uydurma kutsallarla mücadele etmişlerdir. Onlar; din, iman, Allah adına insanlara dayatılan sahte...

    Devamını Oku


    Farkına varamadığımız israflarımız

    Yüce yaratıcı hiçbir şeyi boş yere, yaratmamıştır. Yaratmış olduğu her şey, belirli bir zamana kadar belirli bir görev içindir. Yani her şeyin yaratılmasının bir hikmeti, sırrı ve manası vardır. Âlemde hiçbir şey anlamsız ve amaçsız değildir. Allah’ın yarattığı her şey kendisi için belirlenmiş olan görevi, belirlenen vakte kadar yapmakla mükelleftir. Rabbimizin her şeyi bir hikmet ve mana üzerine yaratması, yaratırken hiçbir israfta bulunmadığı anlamına gelir. Zerreden Küre’ye, mikrodan makroya tüm varlıklar için ilahi bir yasa konulmuştur. İns...

    Devamını Oku


    Gece ibadetine nasıl kalkılır?

    Muhabbetin en büyük göstergesi, fedakârlıktır. Herhangi bir insanın şahsî bir menfaati, gecenin bir yarısında kalkmasını îcâb ettirse, o kimse ne yapıp eder, o saatte muhakkak uykusunu bölüp kalkar.Cenâb-ı Hak da biz kullarını, seher vakitlerinde buluşmaya davet ediyor. Âyet-i kerîmede:“(O müttakî kullar) geceleri pek az uyurlardı, seher vakitlerinde de istiğfâr ederlerdi.” (ez-Zâriyât, 17-18) buyuruyor.Demek ki ilâhî af kapılarının açıldığı seherler, Rabbimizʼe muhabbetimizin de test edildiği müstesnâ lûtuf ...

    Devamını Oku